Friday, October 30, 2009

zaman geçer
büyürüz
sertleşir dünya.

beşiktaşta soğuk bi gecede kız evin soğuk zemininde oturuyor. sigarasına uzanıyor. bu onun ilk paketi. kendine bir paket sigara almış -sorunların sonunda. oğlan bu paketi farkediyor. kendisininkinden. henüz chesterfield yeryüzünde yok. ve kimse bunu düşünmüyor bile.

mor ve ötesi çalıyor.

yeter artık hiç bir şey eskisi gibi değil. özellikle bu parça. kimse aradaki sessizliği bozamıyor. soğuk zeminde iki beden. odada sadece bir yatak vardı bi aralar. adamın taşıdığı. koşa oynaya tek başına taşımıştı sevinçle yatağı. kız yeniydi bu evde. kutlama yapamadılar. sessiz ve çıplak eve yatak girdiği gibi -ordaydılar. adamın diğer gelişinde çoktan eve yerleşilmiş, o evi kızın yapabilecek kadar ağlanmış, içilmiş, kahrolunmuştu. güneş doğmak üzereyken dayanamadı adam, kalktı yerinden. konuşmadan bile -tek-bir-kelime-

sabah oluyordu. bayilere gazete dağıtılıyor. eline bi gazete tutuşturuyorlar. ağlamaktan bir adım gerideyken. dinci bir gazete. ironi. nasıl adamı yumruklamadıysa gazeteyi alıp yandaki çöp kutusuna atıyor. üzüntünün sinire dönüşümü ne anlık.

evine yürüyor. üzerindeki herşeyden sıyrılıp camı açıyor. içeri kar giriyor. gündüzün ilk saatleri ortalık sessiz. bu temiz havaya ve huzura bayılıyorum diye geçiriyor.

artık
hiç bir şey
eskisi gibi değil.

No comments: