Tuesday, April 28, 2009

tanrı, sakınsın adaletini keyifsizliğimden! ben,
rol yapamayan oyuncu, güldürmeyen komedyen
ağlayamayan ölü sahibi

hala bakamıyorum gözlerine insanların
hala bir duvar gibi yüzüm
-sevmiyorsam onları
rahatsızsam o andan
dürüstlüğüme mi kadeh kaldırmalı
beceriksizliğime mi hayat sahnesinde
ama böyle geldi böyle gidecek gibi oyun
ben ki tek ayağı yok yürüyücü
gözleri görmez serüvenci
biliyorum çoktan yarıladım bile yolu
çabalamak da faydasız bundan sonra

Friday, April 24, 2009

5:46

all walls are great if the roof doesn't fall
-n i do feel encaged in between them

happy shiny people





21 Nisan Salı, harika bi gündü! güneşli ve sıcak. uzun zaman olmuş onu görmeyeli. iyi geldi :)






zamanın hengamesinden çalınmış dinlendirici ve keyifli bi gündü. sahafları gezdik. kulağımın dibinde durmadan anlattıklarına dayanamayarak bi siyasal düşünceler kitabı aldım (redhead!) okuldaki sergiyi gezdik. reactable'da muhteşem parçalar yaptık!! :) onu böyle dolu görmek iyi oldu. belki zaten böyleydi ama sevindim tekrar-yeniden bu şekilde tanıdığıma
harikalar diyarında .p

Sunday, April 19, 2009

yeni '


sådan slutter det altid.


lidt magi, lidt røg og noget,

der svæver.


lad os starte fra begyndelsen..

bir iki gün içinde yeni evime taşınıyorum. yeni bir tutunma noktası. heyecan yok, korku yok, şüphe yok.. bir yaz gecesi yatağıma uzanıp elimi yastığın altına soktuğumda duyacağım o temiz serinliğin bilinci var. çocukluğumdan beri aşığım bu hisse; o soğukluk geçtiğinde ben elimi biraz yana oynatır, yeni bi serinlik bulurum kendime. yeni bi temizlik.
"taşınmak" lafı herkesi korkutuyor etrafımda.. en azından seviyorum diyeni göremedim henüz. seviyorum ben. bayılıyorum hatta buna. odamın şeklini değiştirdiğimde nasıl her görüşüm beni şaşırtıyor ve ince bir keyif veriyorsa taşınmak bu hislerin toplamı, hepsinin daha büyüğü ve birarada olanı. yeni yollar yeni binalar öğrenmek kadar; o eve alışıncaya kadar geçecek yarı sarhoşluk hissi kadar çekici ne olabilir ki? bir yöntem bu ayrıca, içten dışa olmuyorsa dıştan içe! tiyatroda yaptığımız gibi.. yeni bir yere taşınmak tamamen yeni kararlar almak tamamen başka bir adam olmak için harika bir fırsat! ve bütün değişimlerin ön adımlarını atmışken böyle bi fırsatı yakalamak bi şans bence.

eski eşyalarımdan kurtulabilirim.
duygusal bağlarımı poşetlere doldurup bu şehrin çöplüklerine emanet edebilirim.
çıkacağım Büyük Yol'a kendimi hazırlayabilirim. Büyük Yol ! güzel isim oldu.

sigarayı bırakabilirim. sahil boyunca koşabilirim istediğim her gün. spor yapmak için zaman ayırabilirim kendime.. zararlı alışkanlıkları bi kenara bırakıp kendim için iyi olanı seçebilirim.

tek yapmam gereken soğuk bir duvar kadar katı bir iç huzura bürünmek, saçma anlamlar yüklemekten bıkmadığım ıvırzıvırları sepetlemek, ve o artık özlediğim, etrafındaki değişimlerden heyecan duyabilen adama yeniden dönüşmek. kendime daha çok zaman ayırmak, kitap okumaya çalışmak, indirdiğim filmleri izlemek, belki üzerlerine notlar almak.. ve kendimi sevmek işte.. tek yapmam gereken bu. iyi bi adam olduğuma inanmak ve derin bi nefes alıp gülümsemek. imkanlarımın farkındayım. çağlayışını izlemekten keyif aldığım bu ırmağa bi set çekmeli ve suyumu saklamalıyım.

bu, Büyük Yol için küçük, benim için harika bi adım olacak. her şey benim ellerimde. bi an önce mezun olup sırtçantamı omuzlarıma takıp görebilirim! gözlerime yeni sahneler dudağıma yeni gülüşler katmak.. daha ne isterim ki?