saat yağmur mu kış mı gün ortası mı
aceleyle tüketilen bir yolun topukta bıraktığı sancı
midenin ayaklanışı, bi sabaha karşı, ansızın bi devrin kapanışı
dalganın ardındaki durulukta deniz şimdi.
önce bir uğultu yayılıyor
kuşlar havalanıyor bir takım pervazlardan
kediler sırnaşıyor, sert kabuklu ağaçlara
nefesini tutuyor, bekliyorsun
elleri olmayan bir adam, başıyla selamlıyor doğan günü
ağaçlar eğilmiyor yine
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment