Friday, March 23, 2012

gümüş bi kılıçla deri kayışı kesiyorum. bir başka dört duvardan ayrılık. bu geceden itibaren bir bavulda yaşıyorum.

saat 10da telefonum çaldığında uyuyordum. saat 13te elimde yeşil mukavvadan bi bavul ve omzumda fotoğraf makinamın çantasıyla evimden çıkarken keyifliydim. arkama bakmadım. son 3 yılımı geçirdiğim binayı bir dahaki görüşüm belki yıllar sonra olacaktı ama umrumda değil. yatağımın nerede olduğunu bilmiyorum bu gece. yarın da bilmeyeceğim.

defterlerim, çok sevdiğim bi kalem, geceden kalma yarım şişe şarap, bir kaç parça üst baş, sayfalarca el yazısı ve bir fotoğraf. yanıma bunları alıp hızla uzaklaştım evimden. apartmanın önünde eşyalarımı bilmediğim bi yere götürmek üzere bi kamyona yükleyen insanları gördüm. gözlerine bakmadım. yürüdüm. "bi takım anılar" diye düşündüm. daha önce onları yitirdin. tekrar yitirmeyi göze alabilirsin.

yitirmekten korktuğum bir şey kalmış olabilir miydi? hayatımdaki tek kahramanı kaybetmiştim, ve onunla beraber bir çok şeyi. yazdıklarımın bir sayfası bile kaybolmuş sayılmazdı, bu güne kadar en azından. yastığım bir parçamdı benim, bu gece nerde dinleniyor bilmiyorum..

martılar ötüyor damların üstünde. ezan okunuyor. sabah oluyor olmalı. bu şehre bahar geldi. babamın fotoğrafları bu gece nerdeler? mektuplarım nerdeler ve ben neden burdayım?

No comments: