Wednesday, March 16, 2011






"Hayattan ne bekliyorsun?" diye sordum, bu soruyu hep sorardım kızlara.

"Bilmiyorum," dedi. "Sadece masalara bakmayı ve yaşayıp gitmeyi." Esnedi. Elimi ağzına kapatıp esnememesini söyledim. Ona hayatı, beraber yapabileceğimiz şeyleri düşünmenin bana ne kadar büyük bir heyecan verdiğini anlatmaya çalıştım; bir yandan bunları söylüyor, bir yandan da iki gün içinde Denver'dan ayrılma planları yapıyordum. Bezgin bir tavırla kafasını başka yöne çevirdi. Sırtüstü uzanmış, gözlerimiz tavanda yatıyor ve Tanrı'nın hayatı bu kadar acıklı kılarken acaba ne planladığını düşünüyorduk. Frisco'da buluşmakla ilgili birtakım belirsiz planlar yaptık.




No comments: